Doğanın milyonlarca yıllık sabrıyla şekillenen mermer, bu kez sadece bir formun değil; insan ruhunun en derin duraklarının taşıyıcısı oluyor. Design Elements çatısı altında bir araya gelen bu seçki, dekorasyonun ötesine geçerek birer modern anlatıya dönüşen heykeller ile sizi tanıştırıyor.
Limited Edition seçkisi ile sonsuz üretimin değil, tekil ve derin hikâyelerin peşinde; taşın kalbinden ruhun aynasına uzanan bir keşif yolculuğuna davetlisiniz.
KATARSIS
Katarsis kelime anlamı tam olarak
“duygusal boşalım” ve “ruhsal arınma”dır. İçteki o birikmiş çığlığın dışarı atılarak
saflığa ulaşılmasını temsil eder.
Yerde duran beyaz yüz maskesi, bireyin toplum içinde taşıdığı “persona”yı/sosyal maskeyi temsilen figürün karşısında durmaktadır.
Katarsis anı, maskenin düştüğü andır. Figür, yüzündeki o ağır yükü veya sahte kimliği yere bırakmış; artık saklanacak bir şeyi kalmamıştır. Bu, ruhun çıplaklığına ve dürüstlüğüne dönüşü simgeler.
Ayaktaki figürün belirgin yüz hatlarına sahip olmaması, onun bireysel birinden ziyade
“evrensel bir insan” olduğu gerçeğine
gönderme olarak tasarlanmıştır.
Heykeltraş
Oğuz Can Genç
Katarsis, sessiz diyaloğun tek eşlikçisidir,
yalnızca 1 adet ile sınırlıdır.
VIRD
Zamanın ve mekânın dışında, sadece yankıların olduğu gri bir boşlukta bir “Varlık” vardı. Bu Varlık, dünyanın tüm gürültüsünü, pişmanlıklarını ve üzerine yapışan binlerce sıfatı birer ağır zincir gibi ruhunda taşıyordu. Ruhundaki sesler o kadar çoğalmıştı ki, artık kendi sesini duyamaz hale gelmişti.
Bir gün, siyah bir boşluğun (kaidenin) ortasına çöktü. Kaçacak yeri kalmadığında,
yapılacak tek bir şey vardı: Vird
Vird sürekli tekrarlanan dua veya zikir anlamına gelir; o içsel derinliğin ve arınma döngüsünün hiç bitmeyen ritmini vurgular. Vird, bir defalık bir eylem değildir; sürekliliktir. Om sembolü burada o dünyanın akışını, yani evrensel sesi temsil eder.
Heykeltraş
Oğuz Can Genç
Vird, anlatıların tek kahramanıdır;
yalnızca 1 adet ile sınırlıdır.
CARO
Caro, satrancı en yalın haliyle düşünmeye davet eder. Tahtadaki kareler kaldırılmıştır; oyun yalnızca taşlar ve zihinle oynanır. Görsel rehberler yerini hafıza, dikkat ve sezgiye bırakır. Her taş doğal mermerden üretilmiştir.
Formlar gösterişli değil; sade ve
zamana açık bir anlatı taşır.
Caro tasarlanırken tahta üzerindeki sessizliğin, düşüncenin sesi ile doldurulması düşünüldü. Çünkü fazlasından arınmış bir oyunda yalnızca düşünce kalır. Caro-Kann savunmasından ilhamla Caro, sessiz ama dirençli bir strateji önerir.
Tasarımcı:
Yiğitcan Sirkeci
500 adet ile sınırlıdır.












